Vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşları tarafından başlatılan çevre ve iklim kampanyalarındaki önemli gelişmeleri sizlerle paylaşıyoruz.
“Kirazlı Altın Madeni’ne Hayır” başlığıyla change.org/kirazlı adresinde Kirazlı Yaşam ve Su İnisiyatifi tarafından bir kampanya başlatıldı. Kampanyada, Çanakkale’deki Kazdağları ve 180 bin kişinin içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın yeniden gündeme gelen Kirazlı Altın Madeni projesi nedeniyle tehdit altında olduğu belirtiliyor. Daha önce kamuoyu tepkisiyle durdurulan projenin, maden sahasının el değiştirmesinin ardından yeniden faaliyet göstermeye başladığı ifade ediliyor. Kampanya ekibi, maden sahasının su havzasında yer aldığını, siyanür kullanımının içme suyu kaynakları, tarım alanları ve bölgenin zengin ekosistemi için ciddi riskler taşıdığını vurguluyor. Ayrıca projenin deprem bölgesinde bulunmasının olası çevresel zararları artırabileceğine dikkat çekiyor. Kampanyada, “Kazdağları, Türkiye’nin en yüksek oksijen oranına ve benzersiz bir bitki çeşitliliğine (18 memeli, 41 kuş, 10 sürüngen, 117 böcek türü ve 283 bitki türü) sahip en önemli orman ekosistemlerinden biridir” ifadeleriyle bölgenin ekolojik öneminin altı çizilirken; projenin durdurulması, bölgede yeni, kapsamlı ve şeffaf bir ÇED süreci yürütülmesi, tahrip edilen alanların rehabilite edilmesi ve Atikhisar Barajı su havzasının yasal güvence altına alınması talep ediliyor. “Bu mesele yalnızca Kirazlı’nın, Çanakkale’nin değil, herkesin meselesi” ifadeleriyle kampanyaya destek çağrısında bulunuluyor. Kampanya change.org/kirazlı adresinde.
“Andır Galsın Madenin” başlığıyla change.org/andırgalsın adresinde İrem Erzincan tarafından bir kampanya başlatıldı. Kampanyada, Giresun’un Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar, Görele ve Tirebolu ilçelerinde geniş alanların maden araştırma sahası ilan edildiği, yapılan ihale süreçleriyle birlikte ilin yaklaşık yüzde 85’inin maden arama faaliyetlerine açıldığı belirtiliyor. Kampanyacı, bu sürecin yalnızca bir arama çalışması olmadığını; ormanları, su kaynaklarını, yaylaları, tarım alanlarını ve yaşam alanlarını doğrudan etkileyebilecek riskler taşıdığını vurguluyor. Ayrıca kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini ve çalışmaların kapsamı ile etkilerinin şeffaf biçimde açıklanmadığını ifade ediyor. Kampanyada, “Giresun; yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak yaşam alanıdır” ifadeleriyle bölgenin doğal ve ekonomik değerine dikkat çekilirken; maden arama süreçlerinin şeffaf yürütülmesi, bağımsız çevresel değerlendirmelerin yapılması ve yerel halkın rızası olmadan hiçbir işlemin ilerletilmemesi talep ediliyor. Kampanya change.org/andırgalsın adresinde.
“Giresun’da Ayılar İçin Verilen Av İzni İptal Edilsin” başlığıyla change.org/ayılaradokunma adresinde Eda Yılmaz tarafından bir kampanya başlatıldı. Kampanyada, Giresun’da Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından “Mücadele Amaçlı Yerli Avcılar İçin Özel Avlanma” izni verildiği ve bu izin kapsamında bölgedeki üç bozayının sürek avıyla öldürülmesinin planlandığı belirtiliyor. Kampanyacı, kararın güvenlik gerekçesiyle alındığını ancak yaban hayvanlarının yaşam hakkının da gözetilmesi gerektiğini vurguluyor. Kampanyada, “Kararın güvenlik gerekçesiyle alındığı belirtiliyor. Peki yaban hayvanlarının güvenliği” ifadelerine yer verilerek verilen av izninin iptal edilmesi talep ediliyor. Kampanya change.org/ayılaradokunma adresinde.
“Altınovadaki tarım arazilerinin sanayi bölgesine dönüştürülmesi bir çevre katliamıdır” başlığıyla change.org/altınova adresinde Nurdan Kara tarafından bir kampanya başlatıldı. Kampanyada, Altınova’daki tarım arazilerinin sanayi bölgesine dönüştürülmesinin hem çiftçilerin geçim kaynaklarını hem de bölgenin çevresini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle kamulaştırma kararının gözden geçirilmesi talep ediliyor. Kampanyacı, “Üç nesildir Altınova'da bu güzel topraklar üzerinde doğup büyüdük. Atalarımızdan miras aldığımız bu verimli topraklar, geleceğimizin teminatı. Gelecek nesillere temiz bir çevre ve sürdürülebilir geçim kaynağı bırakmak en büyük sorumluluğumuz. Ancak, Tarım ve Teknoloji Bakanlığı'nın aldığı, bölgenin sanayi alanına dönüştürülmesi amacıyla kamulaştırma kararı, gelecek nesillere sağlıklı bir çevre ve sürdürülebilir geçim kaynakları bırakma sorumluluğumuzu gerçekleştirme şansımızı tehlikeye atıyor. Bu karar bir çevre katliamıdır” sözleriyle duruma dikkat çekerken kamulaştırma kararının iptal edilmesini talep ediyor. Kampanya, yerel toplulukların hem ekonomik olarak güçlenmesini hem de çevrenin korunmasını sağlayacak alternatif projelerin hayata geçirilmesini öneriyor. Kampanya change.org/altınova adresinde.
“Sahillerimizin satılmasını durdurun” başlığıyla change.org/sahillerisatma adresinde Berna Game tarafından bir kampanya başlatıldı. Kampanyada, Türkiye’nin dünya çapında sahil şeridiyle tanınan bir ülke olmasına rağmen bu alanların hızla özelleştirildiği, özelleştirmenin yerel halkın erişimini kısıtladığı ve doğal güzellikleri tehdit ettiği belirtiliyor. Sahillerin bu şekilde kullanılmasının çevreye ve topluma uzun vadede zarar verebileceği ifade ediliyor. Kampanyada, hazineye ait işletme, tesis ve mülklerin satışının ya da devrinin kısa vadede ekonomik katkı sağlasa da uzun vadede kamusal haklar, bağımsızlık ve kültürel miras açısından risk oluşturabileceği vurgulanıyor. Bu alanların ticari çıkarlar uğruna kaybedilmemesi gerektiği ve herkesin eşit erişim hakkının korunmasının önem taşıdığı aktarılıyor. “Lütfen bu dilekçeyi imzalayarak sahillerimizin, Hazine'ye ait işletmelerimizin ve mülklerimizin korunmasına destek olun. Her imza, daha güzel bir gelecek için umut olacaktır” ifadeleriyle kampanyaya destek çağrısında bulunuluyor. Kampanya change.org/sahillerisatma adresinde.


